Türkiye'de yabancı uyruklu kişilerin gayrimenkul edinmesi, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 35. maddesi çerçevesinde mümkündür. 18.05.2012 tarihli 6302 sayılı Kanun ile yıllarca uygulanan karşılıklılık (mütekabiliyet) şartı tamamen kaldırılmıştır — yani artık bir yabancının mülk edinebilmesi için kendi ülkesinin Türk vatandaşlarına aynı hakkı tanıması aranmaz. Bunun yerine edinim hakkı, Cumhurbaşkanınca belirlenen "edinim yapabilecek ülkeler listesi" ile uluslararası ilişkiler ve ülke menfaati gözetilerek düzenlenir.
Kimler mülk edinebilir, sınırlar nedir?
Yabancı gerçek kişiler Türkiye genelinde en fazla 30 hektara (300.000 m²) kadar taşınmaz edinebilir; Cumhurbaşkanı bu bireysel sınırı 60 hektara kadar artırmaya yetkilidir. Ayrıca yabancılara ait edinimlerin toplamı, bulunduğu ilçenin özel mülkiyete konu yüzölçümünün yüzde onunu aşamaz — bu sınır ilçe bazında toplu bir sınırdır, kişi başına değil. Yabancı gerçek kişiler köy sınırları içinde mülk edinemez. KKTC vatandaşları bu sınırlamalara tabi değildir; mülteciler ise 1951 Cenevre Sözleşmesi gereği üç yıl ikamet sonrası diğer yabancılarla eşit koşullarda edinim hakkına sahiptir.
Tapu işlemleri süreci
- Taşınmazın askeri yasak bölge veya güvenlik bölgesi kapsamında olup olmadığının Tapu Müdürlüğü tarafından ilgili komutanlığa sorulması (ölçümü tamamlanan illerde bu prosedür kaldırılmıştır).
- Tapu Müdürlüğü'ne başvuru ve gerekli belgelerin (kimlik, vergi numarası, değerleme raporu vb.) hazırlanması.
- Satış bedelinin dövizden Türk lirasına çevrildiğini gösteren Döviz Alım Belgesi'nin (DAB) temin edilmesi.
- Değerleme raporu ve devir işleminin tapu sicilinde tescili.
İkamet ve diğer süreçler
Gayrimenkul ediniminin yanında, Türkiye'de yaşamayı planlayan yabancı uyruklu kişiler için ikamet izni başvuruları da ayrı bir süreçtir. Mülk sahibi olmak, belirli şartlarla ikamet izni başvurusunu kolaylaştırabilir; ancak bu iki süreç birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmelidir.
Sık karşılaşılan sorunlar
Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlar, taşınmazın yasak bölge kapsamında çıkması, tapu kaydındaki eksik veya hatalı bilgiler ve vekâletle yapılan işlemlerde yetki sınırlarının aşılmasıdır. Bu nedenle işlem öncesinde taşınmazın hukuki durumunun incelenmesi büyük önem taşır.